RSS
FAYDALI BİLGİLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FAYDALI BİLGİLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2016 Cumartesi

KURBAN BAYRAMINDA ET HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

Kurban Bayramı gelmek üzere. Allah kabul etsin, mali gücü yetenler kurbanlarını kesip, ihtiyaç sahiplerine ve eşe, dosta dağıtacaklar.
Peki et hakkında bildiklerimizin üzerinden geçmeye ne dersiniz.
- Eti ocağa ilk koyduğunuzda önce harlı ateşte suyunu salmasını sağlamak gerekir. Daha sonra altı kısılıp, kapağı kapatılır ve bu şekilde salan su çektirilerek etin pişmesi sağlanır.
- Et piştikten sonra tuz eklenir. Et pişerken tuzu koyarsak, et sertleşir.
- Taze et buzdolabının alt rafında 2 gün dinlendirilip daha sonra kullanılır.
-  Et, kullanmak istediğiniz amaca göre kıymalık, haşlama, pirzolalık gibi birer pişirimlik olarak tercihen buzdolabı poşetine yayvan şekilde yerleştirilir. Bundan sonra derin dondurucuda 3 ay  saklanabilir.
- Derin dondurucudan aldığınız eti buzdolabının alt rafına indirip, buzu çözüldükten sonra kullanın.
- Eti kavurarak da saklayabilirsiniz. Et, suyunu salıp yeniden çekene dek kavurun. Ocaktan almaya yakın baskın olacak şekilde tuz ekleyin. Tuz, etin saklama süresini uzatacaktır. Aynı zamanda tuz etin ağır kokusunu da önler. Kavurduğunuz eti  soğuduktan sonra porsiyonlar halinde buzdolabı poşetlerine koyup derin dondurucuda 3 ay saklayabilirsiniz.

ETİN KISIMLARI
Kuşbaşı: Arka but kısımlarından elde edilir. Taze etin dokusu sert olduğundan, pişince sert olur. Bu nedenle 2 gün buzdolabında dinlendirip, kullanmak gerekir.
Kıyma: Kıyma etin sert kısımlarından çekilir. Kıyma, yağlı ve yağsız olarak ikiye ayrılır. Yağsız kıyma etin kol ve bacak kısımlarından, yağlı olanı ise kaburga üstü etten elde edilir.
Küşleme:  Arka but kemiğinin iç kısmında bulunan, kemiğin yanında yer alan 100-150 gr ete küşleme denir.
Pirzola: Kaburga kemiğinden elde edilir. Pirzola alırken pembe renkli olmasına, kemiğin küçük ve kıkırdak dokunun sert olmamasına özen gösterin. Dövülen pirzolanın suyu uçtuğundan önceden dövülmemesi gerekir.
Gerdan: Boyun kısmından elde edilir. Pişirme sırasında iliğini çıkartırsanız, ağır et kokusunu önlemiş olursunuz.
Ciğer: Ciğer alırken, ciğerin üst dokusunun kuru ve zar kısmının buruşuk olmamasına dikkat edilmesi gerekir. Ciğer kesildiğinde içinde siyah gözenekler olmamalıdır. Bahar aylarında ciğer daha lezzetli olur. Ciğeri derin dondurucuda 2 gün süre ile saklayabilirsiniz.


16 Haziran 2016 Perşembe

SİYEZ BULGURUNUN YARARLARI NEDİR?


Siyez bulguru genetiği değişmemiş bir tahıldır.
Lifli yapısından ötürü sindirimi kolaydır.
Karbonhidrat değeri düşüktür,  protein değeri yüksektir. İçinde B vitamini vardır.
Kolestrolü dengeler.
Bağırsakları temizler ve çalıştırır.
Antioksidandır, hücre yapısını korur.
Anne sütünü arttırır.



7 Haziran 2016 Salı

RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME


1. Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmeli.
2. Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları gerekiyor. Kafein içeren içecekler yerine süt, ayran, bitkisel çaylar içilmeli.
3. Susama hissi duyulmasa bile iftar ile sahur arasında sık sık su içilmeli.
4. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorbayla başlanmalı. 10-15 dakika sonra az yağlı et, sebze yemeği veya salatayla devam edilmeli. Enerji veren ama kan şekerini dengeli yükselten besinler tercih edilmeli. Örneğin beyaz ekmek , pilav yerine bulgur pilavı , kepekli ekmek gibi.
5. İftarda aşırı şerbetli tatlılar yerine meyve, dondurma veya sütlü tatlılar tercih edilmeli.
6. Yemekleri yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
7. Tek bir oturuşta her şeyden yemek yerine, iftardan sonra birer saat ara ile küçük porsiyonlar halinde yemek yemeye çalışın.
8. İftardan sonra oturmak yerine küçük yürüyüşlere çıkın. Bu sindirime fayda sağlar.
9. İftarda kızartma gibi ağır yemekler yerine haşlama, buğulama veya ızgara yemeklerini tercih edin.
10. Oruç tutarken beslenme düzenimiz değiştiği için kabızlık gibi sorunlar oluşabilir. Bunu engellemek için yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar  (kurubaklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde taze ve kuru meyveler tüketilmeli.


6 Haziran 2016 Pazartesi

RAMAZANDA EN İYİ TATLI HANGİSİDİR?


Ramazanda ağır tatlılardan kaçınmak gerek. Hafif tatlılar tercih edilmelidir.
En iyi ramazan tatlısı yağsız sütle yapılan kazandibidir. Eğer güllacı da aşırı şekerle yapmaz, içine bol ceviz koyarsanız bu da faydalıdır.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta tatlının hemen iftarın ardından veya sahurda tüketilmemesidir. Ara öğün olarak üzerlerine tarçın dökülerek yenmelidir.
Güllaç içeriğinde süt olması nedeniyle şerbetli tatlılara göre hafif bir tatlıdır. Kişide kilo problemi varsa ve kan şekerinde problem yaratıyorsa, çok fazla tüketilmemelidir.
Diyabet hastaları tatlandırıcı kullanarak bu tatlıları hazırlayabilirler.
Güllaç nişasta ihtiva ettiği için kalp hastaları, diyabetliler, kan yağları yüksek olanlar ve obezler için önerilmez.
Ramazanın diğer bir tatlı grubu da meyveli muhallebiler olabilir. Az yağlı yoğurt ile hazırlanan meyveli yoğurtlar da tüketilebilir.
Bu sene ramazan yaz aylarına denk geldiği için dondurmada aşırıya kaçmamak kaydıyla tüketilebilir. Dondurma seçiminizi meyveli dondurmalardan yana kullanın. Kalorileri daha azdır.

  

5 Haziran 2016 Pazar

RAMAZANDA BESLENMEMİZ NASIL OLMALI?


- Ramazan ayı yaz ayına denk geldiği için oruçlu geçireceğimiz süre kış aylarına göre daha uzun sürecek. Bu nedenle beslenmemize daha çok dikkat etmeliyiz.

- Doktorlar oruç tutarken, mutlaka sahura kalkmamız gerektiğini söylüyor.  Sahurda mümkün olduğunca hafif yiyecekler tüketilmeli. Kahvaltı yapmak en ideali. Uzun süreli tok durmak için sindirimi uzun süren ve vücudumuzca geç emilen yiyecekler örneğin ekmek gibi bol karbonhidrat içeren gıdalar tüketilmeli.

- Yeterli miktarda, günlük en az 2 litrelik sıvı ihtiyacını karşılamak için su içilmeli.

- Oruç açıldığında az yağlı gıdalarla yemeğe başlanmalı.

- İftarda az porsiyonlar yenmeli. Yiyecekleri hızlı tüketmek yerine yavaş yavaş yemeliyiz.

- Posa miktarı fazla kepekli ürünler tüketilmeli.

- İftarda ağır kızartma ve yağlı besinler tüketilmemeli. Bunun yerine ızgara, haşlama, buğulama şeklinde pişirilmiş yemekler yenmeli.

- İftardan sonra herkesin sevdiği tatlılar da vücudumuzu fazla yormayacak şekilde seçilmeli. Ağır şerbetli, kızartılmış hamur işi tatlılar yerine hafif sütlü tatlılar tercih edilmeli.

- Ara öğünlerde meyve yenmeli. Su içilmeli.
-  Fazla tuzlu gıdalardan uzak durulmalı.

- Beslenme uzmanları fasulye, mercimek, kabuklu pirinç, yulaf, irmik gibi lif içeren ve yavaş sindirilen gıdaları seçmemizi öneriyorlar.

- Ayrıca vücudumuzun çok fazla su kaybetmemesi için mümkün olduğunca serin yerlerde bulunmaya dikkat edilmesi gerekiyor.


4 Haziran 2016 Cumartesi

RAMAZANDA DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR


Ramazanda pidesiz iftar olmaz: YANLIŞ
Pide beyaz undan yapıldığı için kan şekerini hızlı yükseltiyor hem de porsiyon kontrolü yapmak zorlaşıyor. Esmer undan yapılmış ekmeklerden vazgeçmemeliyiz. Haftada bir veya iki kere pide yenebilir. Kadınlar için bir avuç içi, erkekler için iki avuç içi kadar pide yenebilir.

İftarda böreksiz, pilav olmaz: YANLIŞ
Börek, pilav veya makarna yüksek oranda karbonhidrat içerir. Bunlar çorba veya pide ile birleştiğinde çok fazla kalori yüklemesi olur. Bu nedenle ille de bunlardan yemek isterseniz sadece birini seçin ve o öğünde pide yemeyin.

İftarda yoğurt yemek gaz yapar: YANLIŞ
Yoğurt, ayran ve cacık hem protein hem de kalsiyum açısından zengindirler. Metabolizmayı hızlandırırlar. Gaz yapmaması için yemeklerde kimyon kullanabiliriz.

Tatlısız iftar olmaz: YANLIŞ
Geleneksel Türk sofralarında mutlaka iftardan sonra tatlı yenilir. Sağlıklı beslenmek istiyorsak ağır tatlılar yerine lifli meyveler tüketmeyi tercih etmeliyiz. Bunu da yemekten bir iki saat sonra tüketmeliyiz.

İftar sonrası çay içilmelidir: YANLIŞ
Eğer iftardan hemen sonra çay içerseniz, susuzluğunuz artar. Kansızlığa da sebep olur. Bu nedenle ıhlamur, adaçayı gibi hafif bitki çayları tercih edilmelidir.

Sahurda çay içilmezse oruç zorlaşır: YANLIŞ
Sadece iftarda değil, sahurda da çay ve kahve içmeyin. Bu içecekler vücuttan su atar ve daha çok susamanıza neden olur. Sahurda 4 bardak kadar su içmeye dikkat edin.

İftariyelik tabağı sofranın vazgeçilmezidir: YANLIŞ
İftariyelik tabaklarında bulunan salam, sucuk, pastırma, bal, kaymak vs. gibi besinler oldukça kalorilidir. Ayrıca şarküteri ürünleri de fazla tuzlu olduğu için susatır. Bu nedenle en doğru iftariyelik tabağında 1 adet hurma, 1 tane zeytin, az tuzlu beyaz peynir, domates, salatalık ve mevsim yeşillikleri bulunmalıdır. Başlangıçta çorba içebilirsiniz. Kremasız çorbaları tüketin. Sofranızda mutlaka az yağlı salata olmalıdır.

İftarda en az 2 ana yemek olmalı: YANLIŞ
Bir çeşit et, balık veya tavuk yemeği yeterlidir. Eğer etli sebze yaparsanız vücudunuzun lif ihtiyacını da karşılamış olursunuz. Ana yemeklerinizi kızartarak değil de ızgara, fırında veya haşlama olarak pişirin. Yanında ayrıca hafif zeytinyağlı bir sebze yemeği de tüketebilirsiniz.




31 Mayıs 2016 Salı

HURMANIN FAYDALARI


Hurma o kadar faydalı bir meyveki sadece ramazanda tüketilmemeli.
İftarda yenen hurma bütün gün enerjisiz ve halsiz kalmış vücudunuza enerji verir. Hurmada bol miktarda şeker bulunur. Bu şeker glikoz değil früktozdur. Früktoz , glikoz gibi kan şekerini birdenbire yükseltmez ve hazmı kolaydır. Bu nedenle iftarda ilk hurma yenir. Sağlıklı oruç açma yöntemidir.
Hurmanın anavatanı Ortadoğu ve Güney Afrika’dır. Günümüzde Amerika ve İngiltere dahi hurma yetiştiriyor.  Hurma magnezyum, demir, potasyum ve B vitamini açısından zengin bir meyvedir.
Kanser, bronşit gibi hastalıklara iyi gelen hurma emziren anneler için de önemlidir.


29 Aralık 2015 Salı

GELENEKSEL TÜRK MUTFAĞI'NDA PİLAV


Geleneksel Türk Mutfağı’nda pilavın yeri büyüktür. Pilavı şehriyeli yapabildiğimiz gibi içine farklı malzemeler katarak da çeşitlendirebiliyoruz. Bazen et, bazen sebze veya bakliyat katılabilir. Hepimizin en beğenerek yediğimiz pilavların başında etli pilav gelir. Osmanlı Mutfağı’nda da en başta gelen pilav çeşitlerinden biridir etli pilav.
Pilavın vazgeçilmez ikilisi tabii ki kuru fasulyedir. Günümüzde çok bilinmese de Osmanlı Mutfağı’nda yer alan börülceli pilavı da unutmamak gerekir. Ayrıca biz Türklerin severek tükettiği diğer bir pilav çeşidi de patlıcanlı pilavı atlamamamız gerekir.
Bir pilavın pişip pişmediğini anlamanın en iyi yolu onu tatmaktan geçer. Yenilebilir yumuşaklıkta ve dişe gelir sertlikte olmalıdır. Eğer pilavınız suyunu çekmiş ama yenilebilir yumuşaklığa gelmemiş ise pirincinize kesinlikle soğuk su katmayıp, sıcak su katmalısınız. Bu arada pilavınızı pişerken karıştırırsanız pirinçlerdeki nişasta ortaya çıkar ve pilavınızdaki pirinç taneleri birbirine yapışır.
Eğer pilavınız pişti ama kıvamı lapa gibi olduysa, çok kısık ateşte bir çatal yardımıyla dikkatlice havalandırarak pişirmeye ve suyunu çektirmeye çalışın.
Pilavınızı tekrardan ısıtmanız gerekiyorsa çok kısık ateşte bir iki kaşık su ilave edin ve karıştırmadan ısıtın.
Pilav çeşitlerinin püf noktaları:
Patlıcanlı pilav: Patlıcanları tuzlu suda bekletin, soğuk sütten geçirin. Böylece patlıcanın acı tadı pilavınıza geçmeyecektir.
Sebzeli pilav: Sebzelerinizi pirinçlerle aynı sürede pişmesi için aynı büyüklükte ve ince doğrayın.
Safranlı pilav: Safranı yarım fincan suda on dakika bekletip daha sonra pilava ilave edin. Böylece safranlar tam olarak rengini pilava verecektir.
Firik pilavı: Firiklerin üzerinde hiç kabuk kalmamalıdır. Aksi takdirde pilavınızın acı bir tadı olur.
Kestaneli pilav: Kestaneli pilavın tana tane olması için kestaneleri bütün halde pilava ekleyin. Kırık kestaneler içindeki nişastayı pişerken bırakır ve pilavınız lapa olur.
Hamsili pilav: Hamsili pilavı pişirirken pilavınız kuruyabilir. Bunu önlemek için hamsileri hiç aralıksız olarak pilavın üzerine dizin.
İç Pilavı: İç pilavın olmazsa olmazı tabii ki baharatlardır. Eğer baharatları pirinçleri kavururken tencereye katarsanız, baharat tadını daha yoğun hissedebilirsiniz.


21 Kasım 2015 Cumartesi

ET SUYU NASIL HAZIRLANIR?


et suyu hazırlamanın tarifiMalzeme:
1 kg sığır eti veya 2 kg sığır but kemiği
1 adet havuç
1 adet pırasa
1 adet küçük kereviz veya yaprağı
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
1 demet maydanoz veya sapı
1 adet defne yaprağı
1 çay kaşığı tane karabiber
Yeterince tuz
Yapılışı:
Etin veya kemiğin kanının çıkması için iri parçalar halinde parçalayın. Soğuk suda 20 dakika bekletin. Diğer tarafta sebzeleri yıkayıp iri parçalar halinde doğrayın. Eti süzdürdükten sonra sebzelerle beraber büyükçe bir tencereye koyun. 3-4 litre suyu tuz ve karabiberle tencereye ilave edip, ağzı açık olarak kuvvetli ateşte kaynatmaya bırakalım. Suyun yüzeyinde oluşan köpükleri bir kevgir yardımıyla alıp, atalım. Köpük kalmayıncaya kadar 2,5- 3 saat kadar kaynatalım. Daha sonra et suyunu süzgeçten geçirelim. Soğuduktan sonra küçük kaplara döküp buzlukta dondurabilir ve yemeklerinizde kullanabilirsiniz.
Eğer isterseniz sığır yerine koyun da kullanabilirsiniz.



29 Ekim 2015 Perşembe

YUMURTA HAKKINDA

yumurta hakkında faydalı bilgiler

-Yumurtanın kalori değeri düşüktür. 1 adet yumurtada 80 kalori var. Bunun da yüzde 80’i sarısındadır.
- Katı olarak haşlanan yumurtayı bir hafta boyunca buzdolabında saklayabilirsiniz.
- Yumurtanın pişip pişmediğini şöyle anlayabiliriz: Yumurtayı kendi etrafında hızlıca döndürdüğümüzde düzgün şekilde dönüyorsa pişmiş demektir.
- Yumurtayı haşlarken kabuğunun çatlamasını istemiyorsanız, haşlamadan 30 dakika önce dışarı çıkarın. Haşlama suyuna 1 tatlı kaşığı kadar sirke eklerseniz, çatlamayı engelleyebilirsiniz.
- Yumurtayı 10 dakika haşlarsanız, yumurtanın sarısı yeşile döner. Bu sağlıklı değildir.

- Buzdolabında yumurtanın yanında soğan ve peynir gibi güçlü kokusu olan besinleri tutmayın. Yumurta gözenekli bir yapıya sahiptir. Bu nedenle yumurta kabuğu kokuları içine çeker.

29 Eylül 2015 Salı

CEVİZ VE FAYDALARI


cevizin birçok faydaları var, ama kararında tüketmek gerekir, fazlası kilo aldırırEski Romalılar cevizi kötülüğü kovması, sağlık ve bereket gelmesi için düğünlerde misafirlerin üzerine atarlarmış. Fransız köylüleri , eve bereket getirsin diye tavana içi ceviz dolu çanta asarlarmış.
Günlük hayatta tazesini veya kurusunu tükettiğimiz ceviz, yağ seviyesi yüksek olsa da, doymuş yağ asidi oranına az miktarda sahip. Cevizdeki bu yağlar, bitkisel sıvı yağlarla da benzerlik gösteriyor. Ayrıca lif, tanen, polyfenol gibi sağlık açısından yararlı pek çok bileşeni içeriyor.

Başlıca faydaları:
İçeriğindeki fosfor ve kalsiyum nedeniyle zihin yorgunluğunu gideriyor.
Kemik ve dişleri güçlendiriyor.
Potasyum sayesinde sinir sistemini ve kas dokusunu destekliyor. Magnezyum içerdiği için kasları rahatlatıyor.
Akciğerlerden dokulara oksijen taşınmasına yardımcı olan ve kansızlığı önleyen demir cevizde bolca var.
İçerisindeki posa ve magnezyum tip 2 diyabetin insülin ve glikoz düzeylerinin dengelenmesine yardımcı oluyor.
Antioksidan özelliğinden ötürü kanser ve Alzheimer gibi hastalıklardan korunmada faydalı bir yemiş.
Uzmanlara göre ceviz gibi sert kabuklu yemişlerin kalp krizi riski üzerinde olumlu etkisi var.
Ceviz omega 3 kaynağı da olduğu için iyi kolesterolü yükselten, toplam kolesterolü de önemli ölçüde azaltan bir yemiş çeşidi.

DİKKATLİ TÜKETİLMELİ

Yoğun bir enerji kaynağı olduğu için aşırı tüketimi kilo kontrolünü zorlaştırır. Bir ceviz ortalama 25 kalori, 8 ceviz 200 ek kalori demektir. Bu fazla kaloriyi ancak ya başka yiyecekleri kısarak ya da egzersiz yaparak alabilirsiniz.

BOZA


Boza pişirilmesi uzun ve yorucu olan bir içecek. Bulgu eriyene kadar kaynatılmalı. Fokur fokur bulgurun kaynaması gerekiyor. Tabii bu kadar kaynayan ve yoğun kıvamlı olan bu içeceğin soğuması da uzun sürer. Daha sonra bunu sıcak sıcak bir kalın bir örtüye sarıp bir bebeği gibi kundaklar gibi kundaklayarak , bekleteceksiniz. Ertesi gün bezi açınca halen daha sıcak olduğunu görürsünüz. Ilık ılıkken içine şeker ve maya atılırak içmeye hazır hale getirilir.
kış günlerinin en sevilen geleneksel içeceklerimizden biri olan bozanın faydaları da çokturOsmanlı’da boza şerbetten sonra ikinci en çok tüketilen içecektir.  Eskiden Osmanlı’da Evliya Çelebi’nin anlattığına göre 1000’den fazla insan geçimini bozadan sağlarlarmış.Boza besleyicidir. İnsanı tok da tutar. Fakat az da olsa içinde çok az oranında yüzde bir oranında alkol vardır. Onun için çok fazla içmemek lazım.

19.yüzyılda Ermenilerin yaptığı alkollü ekşimsi bozanın yerini Arnavutlar’ın yaptığı tatlımsı ve alkolsüz boza almış. 1876 yılında Hacı İbrahim ve Hacı Sadık isimli iki kardeş Vefa’ya bozacı dükkanı açmışlar. Bozayı  mısır, arpa,darı  ve buğdaydan yapanlar var. Onlar ise sadece bulgur kullanarak boza yaparla. 

PATATES PİŞİRMENİN PÜF NOKTALARI

PATATES PÜRESİ YAPARKEN NEYE DİKKAT EDİLMELİ?
Püre için patatesleri ezerken içine karıştıracağınız süt pürenin sulu olmasına yol açar.
Süt tozu kullanarak püreyi hazırlarsanız daha iyi sonuç alırsınız.
Pürenin hem görünümünün hem de lezzetinin güzel olması için iyice dövülmüş bir yumurta akını pürenin içine bir çay kaşığı kabartma tozu ile karıştırırsanız püre kabarık ve yumuşak olur.

PATATESLERİ SAKLAMAK İÇİN
Büyük miktarda patatesiniz var ise torbanın içerisine bir adet elma koyun. 8 hafta boyunca filizlenmesini ve büzüşmesini önler. Patatesleri kuru ve serin yerde saklayın.
patates hem ucuz hem de kolay ulaşılabilir bir sebze, özellikle kızartmaları çocuklar tarafından çok seviliyor 
PATATES PİŞİRİRKEN ve KIZARTIRKEN
Patates pişirirken, pişirme suyuna bir kaşık sirke koyun. Daha sarı renkte ve lezzetli olur.

Patatesleri kızartırken iki şeye dikkat edilmelidir. Birincisi onları soyduktan sonra bol suyla yıkayın ve kurutun. Kesik yerlerinden açığa çıkan nişasta, bir tutkal gibi parçaları birbirine yapıştırır.  İkincisi ise kızartıktan sonra tabağa hemen alıp, tuzlamak gerekiyor. Çünkü tuz buharı  ve fazla yağı emer. Ayrıca tuz kızartmanın kıtırlaşmasını sağlar.

PEYNİR SAKLAMANIN PÜF NOKTALARI


- Peynir yüksek oranda protein, kalsiyum,fosfor, A,B Grubu, D,E ve K vitaminleri ile aminoasitleri içerir.
- Peynirin içinde kullanılan süt oranına göre %10 ile %30 arasında protein vardır.
- 100 gr peynir, günlük olarak yetişkin bir kişinin kalsiyum ve fosfor ihtiyacının büyük bir kısmını karşılar.
- Peynir buzdolabında +2 ile +4 derece sıcaklıkta ve ışık almayacak şekilde saklanmalıdır.
- Peyniri buzdolabında orijinal kabında saklayabileceğiniz gibi yağlı kağıda sardıktan sonra alüminyum folyoya sarıp da saklayabilirsiniz.
- Beyaz peynir ve hellim gibi salamura içindeki peynirleri , salamura sularını dökmeden saklayın. Açıktan aldığınız bu peynirleri kendiniz içme suyuna bol tuz ekleyerek saklayabilirsiniz.
-  Kaşar peynir gibi kabuklu peynirlerin, kabuklarını kesmeden saklayın. Kullanmadan önce kabuğunu kesersiniz.
- Peyniri dışarıda fazla bırakmayın. Yedikten sonra tekrar buzdolabına kaldırın.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...